Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasıni istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
c.y.
16 Aralık 2009 Çarşamba
Gönderen tyler dördın zaman: 21:24 0 cokguzel bir sayidir.
12 Aralık 2009 Cumartesi
cigsov.
testere VI ' ya gittim arkadaslarla dun gece 00.00 matinesine. sikildim lan. yok yani.
ustunde konusurken filmin ozet cumlesini cikardik: "OLDURMEYEN ALLAH OLDURMUYO" asdkjg :)
10 milyonunuzu daha guzel seylere harcayin. illa testere serisini bozmicam diyosaniz, izlicekseniz, mis gibi 3 liraya falan korsana tam destek.
boyle.
Gönderen tyler dördın zaman: 11:43 0 cokguzel bir sayidir.
07 Aralık 2009 Pazartesi
oldun sen.
hic bir insan, kendisiyle olan askini, iliskisini ve bu iliskinin esasini cozumleyemeden, baskasiyla bir iliski kuramaz. es kaza kurduysa o ask olmamistir. e cocuk olmus mu? o da olmamis.
once sen olmali, sonra elbet siz olunur.
bence.
Gönderen tyler dördın zaman: 14:07 2 cokguzel bir sayidir.
06 Aralık 2009 Pazar
serefsizim benim aklima gelmisti.
turkiye'de internet kullaniminin son raddesi.
siberalem falan diyolar ama yalan yani, baska ulkelerde de var dating siteleri. ama bu. bu seferki. BU BASKA BISEY LAN.
http://www.otobustegordum.com/
kaynak: haz.
Gönderen tyler dördın zaman: 17:53 7 cokguzel bir sayidir.
03 Aralık 2009 Perşembe
tyler'dan acik mektup.
buradan tum bloggerlari tumblr kullanmaya daveet ediyorum. herkes gelsin. bloglar tumblr olsun. takip ettigim insanlar ozellikle onlerden yer kapsin. birakin bloggeri.
Gönderen tyler dördın zaman: 23:44 6 cokguzel bir sayidir.
istanbullu. öldüm ben.
nasil tembelim anlatamam. cok yogun gunler geciriyorum. aslinda zaman yonetebilen bi insan olsam yetistircem herseyi ama olmuyo. mesela su an odev yapiyo olmam lazim. muzik falan dinliyorum, blog bakiyorum, uykusuz okuyorum, aypoda sarki atiyorum. salak salak islerle ugrasiyorum. cunku odev yapmaktan baska turlu nasil kacicam. isim var falan diyip erteliyorum. sikinti su, bilgisayarda veya internette planladigim islerimi de yapamiyorum. tumblr a fotograf koyucam 5 gundur koyamadim. flickr i falan kapaticam zaten ayda 100 mb mi ne sinir veriyo siktirsin gitsin. feysbuka da fotograf koyucaktim bi tane fotograf albumum var ona. hala koyucam bi haftadir. makinemde 1 haftalik edit bekleyen fotograflar var. indirmem gereken filmler ve duzenlemem gereken vidyolar var. arastirilcak odevler projeler cabasi. cok sikko bi adam oldum, boyle gundelik seyleri kafama takiyorum.
yani o kadar kotuyum ki, duzadam oldum boyle okul problemlerimi bloga falan yaziyorum. hic de sevmem okul entrysi okumayi. ( tas mi geldi kafaya? )
blogger eski lan resmen. zamanin bize biraktigi artigi gibi. vallahi eski. cok kotu ya. iyy.
sipora gidiyorum cok karnim agriyo. boyle oturdugum yerden kalkamiyorum falan. romanchair forevir.
Gönderen tyler dördın zaman: 20:28 0 cokguzel bir sayidir.
01 Aralık 2009 Salı
cok guvensizim.
kutupanede sabahtan beri ders calisiyorum onumde leptop. itunet e baglanamadim. orospu cocugu bilgisayar baglanmiyo iste belki de verici de problem vardir ama bilemeyiz. itunet misafirden giriyorum ben de. dakka basi uyariyo bilgisayar, bu ag guvensiz yine de devam etmek istiyo musun, malin onde gideni misin, gonderdiginiz bilgileri baskasi gorur calar falan diyo. guvensizlikten oluyorum. belki su an bu yazdiklarimi bile biri izliyo olabilir. ss diyorum aman dikkat. guvensiz lan resmen. yol gecen hani gibi. kasar ag.
persembe film studies midterm var. detay falan sorucakmis filmleri bi daha izlemem lazim gozumu dort acip. resmen odev olunca film izlemek bile iskence geliyo zaman yaratamiyorum. demek ki ask yapmak da odev olsa, ondan da bikacagizdir. mesela rte dedi ya uc cocuk yapin diye. ben stres oldum. yapamazsam ulke yikilcak, dusman topraklarimiz ihlal etcek gibi bi his oturdu icime. yapacagim varsa da yapamam. ucuncuye sira gelince iktidarsiz olurum. o da odev gibi. hic yapasi gelmez insanin. dusunsene aksam muhabbet ediyosun mustakbel anneyle, diyosun ki basbakanimiz ne dedi hadi bakalim. o ne lan ders gibi. olmaz o is. o is yas.
evet cok sikildim kutupanede. cumaya etik odevi, cmt fizikvize. biseyle roluyor bana. ustume ustume geliyo dunya. bu da iyice ergen tribi oldu akjsdg. ama vallahi. mesela simdi karsida bi cocuk var kutupanede. o da guvensiz aga baglaniyosa. ya yazdiklarimi okuyup guluyosa. bilgilerimi calcak belki. guvensiz agdaysan cik cocuk. ben kullaniyorum su an.
baybay.
Gönderen tyler dördın zaman: 15:19 5 cokguzel bir sayidir.
28 Kasım 2009 Cumartesi
iyi ki dogdun 21.
- dun gece ghetto'da redd konseri vardi. nisanda cikardiklari yeni konsept album olan '21' i ilk defa canli calacaklardi. bastan sona. albumun video goruntuleri, cesitli tematik sahne sovlari ile birlikte. 21 karakteri dogacak dediler, tamam dedik. gittik, gorduk, dogduk ve olduk. hep birlikte. 21 oldukten sonra da bir kac eski redd sarkisi ve suat ayyildizin gelmesiyle nostalji yaptik. redd seviyodum ben eskiden. artik hayraniyim. 21 albumu, sozleriyle, ezgileriyle, turkiyedeki ilk konsept album calismasi olmasiyla, redd'in artik olgunlastigini bagiran bir calisma gibi. ghetto'da redd baskadir. yine muhtesemdi. tesekkur ederiz.
sahne onunde cok fena yer kaptim. 2 tane hd klip, ve 100 kusur tane fotograf var. ne zaman nerelere yuklicem kismet. yuklerim ama. kliplerin bi tanesi 'Bosver'. og yea.
Gönderen tyler dördın zaman: 20:52 0 cokguzel bir sayidir.
23 Kasım 2009 Pazartesi
left.
- sevdiginiz insanlarla vakit gecirirken, eski bir dostla karsilasmak sahnesi var ya, beni cok huzunlendiriyo. resmen yeni bi insanla umuda yelken acarken eski sevgilinin belirmesi gibi. yok boyle bisey. sen kendi arkadaslarinlasindir, o da kendi arkadaslariyla. naber napiyosun diyaloglarindan ve hayatlara dair bir kac update den sonra neyse gorusuruz kendine iyi bak, icimi paraliyo resmen ya. o yaniniza kadar gelen insana gule gule derken bogazinizin dugumlenmesi veya tam tersi durumda got gibi kalip gitmek. bilmiyorum ama cidden huzunleniyorum. istiyorum ki herkes arkadas olsun, eski dostlari gordugumuzde cagirabilelim, veya yanlarina gidebilelim. mutual lardan olusan bi topluluk mesela. herkesin birbirini sevdigi ve tanidigi bi okul mesela. herkes birbirine bayiliyo boyle, can ciger. evet sacmalamanin daniskasindayim su an. ama hayatta bi hedefim kalmadi yeminlen, boyle bi utopyaya takildim kaldim. cok uzuluyorum ya resmen. evet salagim biraz ama gercekten pare pare bi an yani bu bahsettigim. biri bana dur desin.
- 500 days of summer'i izledim sonunda. cok elestirildi klise mlise diye. her ask temali filme ayni boku soluyosunuz adamlar mis gibi film cekiyolar. yok kliseymis cart curt. herkesin omrunde bi kez yasadigi veya tanik oldugu bi hikayeyi perdede gorunce niye bok atiliyo onu cozemedim. her film de fight club olcak degil ya kardesim. ben begendim filmi. eternal sunshine a 10 dersek bu film 7,5 alir. hadi 8 lan. duz hesap.
filme karsi tepkileri ve filmi elestiren cok guzel bi eksi entrysi icin;
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=17197299
spoiler vererek diyorum ki, expectation / reality beni bitiren sahnedir. teknigi de hikayesi de cok basarili olmus o sahnenin. aferin lan.
ayrica, dido-dont leave home. gunun sarkisi.
Gönderen tyler dördın zaman: 18:44 1 cokguzel bir sayidir.
22 Kasım 2009 Pazar
tespit.
- bachata ve salsa cirkin danslar. aslinda cirkin degil guzel de nasil desem biraz bayagi geliyo bana. evet figurler ritim muzikler sahane. ama dedigim gibi bayagi gibi biraz. en fenasi bachata. resmen seks dansi. hayvanlarin ciftlesmeden once birbirlerine yaptiklari kurlardan danslardan farki yok. seviseceksiniz dans mans demeyin abi, onun da bi adabi var, asamalari var. yani. mesela bu danslarin 'cilgin bakire' dedigimiz ahlakli ama eli iste gozu oynasta kizlarimizin arasinda populer olmasinin sebebi de bu. bilmiyorum, bana bayagi geliyo. dedigim gibi salsa eh, bachata unisex kasarligin geldigi son nokta. ne mi oneriyorum. tangoya gidin valse gidin. tangoya hele can verin.
Gönderen tyler dördın zaman: 23:06 0 cokguzel bir sayidir.
19 Kasım 2009 Perşembe
birs.
yemek birsi cikmis bana. 3 gundur kartima bisiler oldu ne yemekhaneden paramla yemek yiyebiliyorum ne kutuphaneye girebiliyorum ne macka kampusune girebiliyorum. dersim varken fotograf cekiyim diye gittim gotum gibi kaldim afedersin. bugun ogrendim ki, bana yemek birsi cikmis. kart islem merkezine gittim dedim boyle boyle yaniniza koydurtmayin adamin asabini bozmayin. attim kimligi masaya bagirdim cagirdim. kalemligi firlattim elimin tersiyle. ne yapsa begenirsin. essek sudan gelinceye kadar dovduler beni haliyle. of neyse. iste yemek bursu cikmis. dedim ki nasil olur hayir olamaz bi yanlislik olmali ben basvurmadim. durustluk kayniyorum ya. dediler cikmis valla fakulte oyle karar vermis, hatta dekanlik ust kurul karar vermis burda oyle gozukuyo asil listeye eklenmissin kurul karariyla. yuklediler falan karta, hayirli olsun dediler. sasirdim ya. resmen soktayim. hayir basarili bi ogrenci de degilim, 2.69 mu 2.49 mu ne ortalamam var. siradan ogrenciyim. hatta resmen en siradan ogrenciyim ne dusuk ne yuksek, ortalarda boyle. listeyi onlerine alip isim secseler imkan yok dikkat cekmeme. yukseklerden biri bana torpil gecti ama kim. dekani falan da bir kere gormedim. 2 tane hoca taniyorum bolumumun hocasi. seven var serefsizim. bedava yemek oh. aramizda kalsin yalniz, babama falan soylemedim. ayni paraya devam. inceden serefsizim.
valla guzel de cikiyo yani haftanin 3 gunu falan. kofteler donerler tavuk soteler havada ucusuyo. seviyorum okulumu, durduramiyoruz.
au revoir.
Gönderen tyler dördın zaman: 20:26 1 cokguzel bir sayidir.
15 Kasım 2009 Pazar
toplumsal mesajiniz var.
son zamanlarda niye moda oldugunu anlamadigim, cizme - transparan tayt - uber kisa elbise uclusuyle yaratilan seksapele aldanmayin. bu ulkede 18-25 arasi kizlarin %70 i hala bakire.
insanoglunun ilgiye ihtiyaci var.
Gönderen tyler dördın zaman: 21:51 4 cokguzel bir sayidir.
12 Kasım 2009 Perşembe
snowman and the ice queen.
kar yagmasini cok ozledim. o kadar ozledim ki anlatamam. ruzgarsiz ve bulutsuz bi gecede usul usul dusen kar var ya. iste onu. nerden mi aklima geldi. havalar sogudu ordan. bi de bugun filmstudies de scissorhands i izledik. cok da guzel bi sunum konusu geldi bana yonetmenle ilgili sorular falan. tam benlik. bu terlik tam benlik.
iste oyle. kar yagsin. yuruyeyim istiyorum. agzima gozume karlar girsin. gokyuzune bakayim kar sayayim. yumusak kar ustune kulagimda aypod yatayim.
bu boyle olmicak.
I need an Ice Queen.
Gönderen tyler dördın zaman: 23:25 4 cokguzel bir sayidir.
11 Kasım 2009 Çarşamba
10 kasim.
10 kasim gozlemlerim oldu. insanlar bu konuyu cok ciddiye aliyolar hayat falan duruyo bu cok guzel bisey. sosyalist arkadaslar kuul havalarinda oyle fazla abartmadan aniyolar falan. fasistler icin adeta giydirip doseme firsati oluyo, en yuce milletin Turk milleti olmasindan tut da, Ataturk'ten daha mukemmel bir insan olmadigina kadar uzayip gidiyo. gazeteler manset atiyo, televizyonlar bagiriyo, asil isleri reklam olan ama kose yazari isminin altinda bu meslegi surdurenler dalkavukluklariyla piskinlikleriyle Ataturk yasasaydi yasamasaydi monologlari yapip, iktidar partisini elestiriyolar. ilkogretim ogrencileri ne oldugundan habersiz, sadece sabahin korunde kalkmaya lanet edip, okullarinda Ataturk'u zerre anlayamayan bir kac adamin bos konusmasi icin okullarina gidiyolar.
biz Kemalistlere gelince;
her sene bu manzaralara daha fazla kahrolarak, yasimizi icimize gomuyoruz, sessiz ve dingin gozlerle olup bitenleri agzimiz acik izliyoruz.
Ata'm ozur dileriz.
* sahteliklerine ragmen yine de Ata'mizi unutmadik, kalbimizdesin tarzi manset atarak bu onemli gunu anan gazetelerin yaninda,
zaman gazetesi : Türkiye ölümünün 71. yılında Atatürk'ü anıyor
taraf gazetesi : Oyle bir emir bulunamadi (hala islak imza pesinde)
hic kimseye bu kadar tukuresim gelmemisti.
Gönderen tyler dördın zaman: 00:22 0 cokguzel bir sayidir.
09 Kasım 2009 Pazartesi
sıçtın mavisi sponsorluğunda vize haftaları.
bakıyorum hepiniz(miz) vize vize diye dolasir olduk. cilgin uykusuz geceler, insani okuma ogrendigine pisman eden readingler, olum gecen donem zormus bu sene kolay olcakmis geyiklerine sahne birakan dersle alakasi olmayan vize notlari, bilemiyorum ne yapmaliyiz.
ben mesela sictin mavisi yerine sictin indigo mavisi gormek istiyorum. veya sictin petrol mavisi. o da olmadi sictin cami yesili de olur. saka saka. yesil hic olmaz. igrenc. sictin bordosu olsa o guzel bak.
hayir benim anlamadigim sictim mavisi o mavisi bu mavisi diye ortalarda geziniyosunuz, ondan sonra bu can egrileri nasi 21/40 cikiyo nasi 24/40 cikiyo ona akil sir erdiremiyorum. ulan siz sictiniz diye size guvenip, inanip ben de sictim. hanginiz bu sicanlar bana da gosterin, egriyi mi yanlis hesapliyolar, yoksa hepiniz mi serefsizsiniz anlamadim gitti. hayir bi yerde guven meselesi. ayiptir. madem yapiyosun, biliyosun, bari sus dersine bak da adam sansinlar. sictin mavisi sictim siyahi diye ortalarda dolasiyosun, bakiyorum egrinin yanina koymussun, sonra sican yine ben oluyorum.
hayir bi yerde hepimiz ayni bokun lacivertiyiz.
bu kadar. simdi bu arkadaslar bi siktirip gidebilir. dagilin lan!
Gönderen tyler dördın zaman: 22:46 4 cokguzel bir sayidir.
07 Kasım 2009 Cumartesi
deli.
helvetica diye font var. cok guzel ismi.
cok uykum var. dun gece bi arkadasin yazligina gittik gecenin 1inde. hic gitmek istemiyodum cunku uykum vardi. ama bogazima bastirilmis gibi bisey diyemedim demek istemedim, koyun gibi gittim. cok guzeldi. bazen boyle etrafimdaki seylerden tamamen elimi ayagimi cekmeyi, randoma birakmayi cok seviyorum.
twitter cok moda olmus. fazla.
yine fena yollardayim. saykil haline geldi galiba bende bu olay.
asla yeni sevgilini veya sevgili adaylarini eski sevgililerinle karsilastirma geyigi var ya. e sen sabitsin, onlar degisiyo kalkulus gerektirircesine, n'olcak simdi hafiz?
kafamda klip cektim sarkiya. ben ve biri. olsa keske. bakalim bi, bence olur bi zaman sonra.
Gönderen tyler dördın zaman: 15:18 3 cokguzel bir sayidir.
31 Ekim 2009 Cumartesi
baba ve kitle.
beni kitle hareketleri cok heycanlandiriyo, mutlu ediyo. hani boyle bir elin nesi var iki elin sesi var gibisi. bakin misal veriyorum ben simdi desem ki vefa boza gunu yilda iki kez olsun daha sik goruselim camiayla. herkes gotuyle guler efendim. desem ki ben haydi blogirlar hepimiz wordpress e falan gecelim olmadi flickr kullanip photo blog yapalim. 10 insandan 8i gotuyle guler, 1 tanesi dusunup hayir der, 1 tane deli de illa ki cikar, olur hadi yapalim tamam der. gordunuz mu. kitleler oyle mi peki. hayir.
misal otobuslerde camlar acik, otobus hizlansin tamam mi. ruzgar da essin. herkeste bi usume rahatsizlanma oflayip puflama ama kimse bisey demiyo. ben o bisey diyemeyenlerdenim. usurum yani gerekirse. ne muhattap olcam banane. bireysel bireysel seyahatimi tamamlarim, montumla atkimla. sonra bi kirilma noktasi var bi kisi ya camlari kapatabilirmiyiz diye gur sesle sikayet ediyo ya, sonra herkes artarak cam kapama istegini once rica sonra gerekirse bagirmaya kadar belirtiyo. iste o zaman ben cok mutlu oluyorum sinsi sinsi guluyorum.
bi de sey var mesela, otobusun haddinden fazla insan tasimasi. once bi kisi nereye ilerleyelim kardesim diyo. sonra boyle herkes dugmesine basilmis gibi yeter be kardesim ust uste mi cikalim, tamam birader ac o zaman ust kati da ilerleyelim, ayip be ayip insaniz insan a kadar bilimum tepkiler bagirislar falan. hele bi de muavin ya da sofor ters cikarsa iste o zaman eglence. senlik gibi parti gibi festival gibi. otur izle. :) bu yuzden nerede beraber hareket etmeye baslayan bir kitle gorsem korkarim, heycanlanirim, bana zarari yoksa keyiflenirim falan. ters cikmamak lazim kitlelere.
bi de yalniz ve baba olan orta yas erkekten ne ekmek yendi be kardesim. ayiptir ya.
yalniz ve/ya dul musunuz. yasiniz 28-40 araliginda mi. cok yakisikli degil gibi ama hafiften sempatik ve karizmatik gibi misiniz, az kirlasmis saclar falan. orta halli bi kazanciniz var mi, cok zengin gibi de degil ama gizli zengin. yemegini ogluyla borgirda yiyen ama evinden turlu turlu viskisi, château margaux su falan eksik olmayanlardan misiniz. hemen bir alisveris merkezine veya komuniteye karisin, cekiciligin doruklarinda gezin.
Gönderen tyler dördın zaman: 19:57 3 cokguzel bir sayidir.
27 Ekim 2009 Salı
ooo layf oooo ooo haylayf.
bu aralar enteresan gunler yasiyorum. guzel seyler var kotu seyler ama sanki boyle olaganustu bi denge var gibi. boyle bi kotu bi iyi bi kotu bi iyi. manyak olucam yakinda. salak salak bi umut havalarindayim ama bilinmez. haftasonu fotograf kulubuyle ada'ya cekime gittik. heybeli olana. ada demek daha guzel. cunku oranin insanlari da adaliyim falan diye konusuyo. bi tane yerde ogle yemegi yedik ev yemekcisi. anne, kiz, teyze ve kucuk oglan olarak minimal bir aile dukkani. :) ama nasil guzel. yerler kirmizi beyaz karo. italyan pizzacilari gibi, sanki adanin ilk dukkaniymiscasina bir sicaklik ve ayni zamanda samimiyet. kendine guven. kiza da asik oldum. gercekten. gozlerinin ici gulen bi insan gormeyeli cok uzun zaman olmustu, oylesine derin.
ben lavabo sirasi beklerken ( klozete lavabo demek? hela hela. isemek icin bekliyorum demeli. ) o da onlugu giymis bulasiklari yikiyodu. ama resmen evlerine misafirlige gitmissiniz gibi. once servis yapti benim catalimi da uzerime dusurerek oldurme tesebbusunde bulundu. sonra ayni insan gece mavisi, masmavi bi onluk giymis bulasiklari yikiyo. cok etkilendim ya hayret bisey. sonra beni gordu, boyle bi guldu sira mi bekliyosun yazik dedi. istanbullu musun falan dedi. biraz muhabbet ettik ayakustu, tekrar insanin icine isler bi sekilde guldu ve isine dondu. benim de aklima AL YAZMALIM geldi. 20 yil sonra istanbullu olduk ya olsem de gam yemem. asyam. :) sonra ben hic konusmadim, ben de adaliyim dedi. oyle mi dedim. ne guzel bisey, burali olabilmek burda yasamak dedim. oyledir dedi. fotografci misin dedi. evet dedim, kuluple cekime geldik. ooo yorulmussunuzdur o zaman dedi. bi gun tekrar yolun duserse benim de fotografimi cek dedi. olur tabi dedim. ama sesim titredi gibi hafiften. aslinda o an deklansore basabilmeliydim, bulasiklari yikarken; elleri suyun icinde. kare oydu. ama korktum. ilk defa fotograf cekmekten korktum. boyle. erguvanlar sarmis her bir yani.
pazar gunu de orienteering e gitcektik cydar la belgrad ormanlarina. yanlis otobuse bindik ve dagcilik kulubuyle gebze'ye gittik. kopruyu gecince killandik ama soyleyemedik cok gecti. icimizden bari uzaga gitmese paramiz yok diye gecirdik :) neyse ki gebze cikti. ekipmanlar falan da ayni olunca hayatimin en buyuk salakligini yapmis oldum. resmen yanlis otobuse binip yanlis bi geziye gittik. 14 kilometre mi 18 kilometre mi ne yuruduk. kayalardan falan indik. ama guzeldi yani. kismetmis. :D
bunlara ek olarak insanin beklemedigi seylerin olmasi, surprizler falan cok guzel. pirpir.
Gönderen tyler dördın zaman: 20:51 3 cokguzel bir sayidir.
21 Ekim 2009 Çarşamba
Who Killed The Electric Car?
Gönderen tyler dördın zaman: 11:03 1 cokguzel bir sayidir.
14 Ekim 2009 Çarşamba
muzikli seyler.
Gönderen tyler dördın zaman: 23:28 5 cokguzel bir sayidir.


