CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

3 Kasım 2008 Pazartesi

mıstıfa.

Mustafa' ya gittim bugün, fena diildi. yani açıkçası beklediğim gibi de diildi ama güzel bi filmdi. Ntv belgeseli tadında olmuş, hala iddaa ettikleri gibi "Atatürk'ü tüm Türkiye'ye ve dünyaya tanıtacak sivil bir sinema filmi" değil. gayet bir belgesel ve bir Türk tarafından hazırlandığı çok belli oluyo. Yani ben böyle ne kadar istemesem de fragmanlarından ve sitesinden etkilenerek güzel senaryolu fln bi sinema filmi bekliyodum, hiç görülmemiş eski videolar ve fotoraflardan meydana gelen bi kolaj çıktı karşıma, arkada Can Dündar'ın sesi.
ama yine de çok güzel yanları olan bir film. Müzikleri muhteşem ötesi, Goran Bregovic imzalı. İlk defa, "kurtuluş savası cumhuriyet yaşasın türkler" kalıbından sıyrılmış, 20. yüzyılın en büyük devrimcisini insani özellikleriyle ele almış çok güzel bi belgesel. zaten kurtuluş savaşına da çok fazla değinmeden, Atatürk'ü ön plana çıkarmışlar. Diktatör gibi gösteriliyo fln denmişti medyada, doğru. öyleymişcesine söylemler ve görüntüler yok değil. ama zaten devrim, demokrasiyi işleterek olmaz bebeyim. önce bunu öğren, sonra tartışırsın Mustafa Kemal diktatör müydü diil miydi diye. "yeni bi cumhuriyet kuralım mı leyn" diye referandum yapıcak diil heralde. kendi vizyonunu ve düşüncelerini bir milletin gelişiminin temellerini atmak için kullanmış bi adam sonuçta. ömrü yetmemiş yalnız devrimi tamamlamaya bunu daha bi farkettim filmden sonra düşünürken. 2 kişiden 1'i hala rte'ye oyunu verirken, bu devrimin tamamlanmadığını düşünüyo insan. neyse siyaset karıştırmayalım blog'a, güzel bi belgesel, gidin izleyin. 10 milyon vermeyin ama 5 yeteleyle gençtürksel'e değer.

karaköye gittim bugün, efeyle fln buluştuk ders iptal olunca. 8500 tane elektronik şey var ne acayip. çok etkilendim. akşam da alkol aldık azcık, bisikletle gelsene olm buraya uzak evin fln dedim, önüne de lava lambası takalım lan oha mütiş dedi salak :D

otobüs flörtü kadar hoş bişey yok, antibiyotik yazmıştı gerçi bi aralar. geldi yanıma oturdu böyle hem de en arkanın 5 lisinde 3 tane daha boş koltuk varken. hafif kızıl da vardı saçında. lacivert beyaz, ekoseli gömleğine vuruldum önce. beraber aypod dinledik resmen varya, böyle benim aypodumu keserken yakaladım nası sırıtıyorum kendi kendime :) döndüm camdan dışarı bakıyorum anlamasın diye. ben de onun aypodunu kestim, thom dinliyodu kendinden geçti resmen. bi kere de beni incelerken yakaladım, çakal seni :) tensel temas çok önemli dicem, oha diyenler olcak belki de. öyle diil ama gerçekten önemli. kol kola gittik bütün yol ama güzelliği sanki tanışıyomuş, çok iyi arkadaşmışcasına yakın olmakta zaten. sanki böyle potansiyel bi sevgiliyle taksime gidiyomuşuz gibi, tanışıyomuşuz kankaymış gibi. itü mimar heralde, yolda da karşıma çıktı bi daha. ama otobüsten indik, yolda karşılaştık, en sonunda ben teleferiğe devam ederken o fakültesine girdi ve bitti. işte bu güzel olan. aniden bitmesi. hiç bir söz vermeden. bi yudum almak gibi biradan, tadını damağında hissederek, hatta o tadın yavaş yavaş kaybolması. tabi yarın yine 11 buçuk otobüsüne binerse oo yes bebeyim :) oha amma etkilenmişim, bi paragraf essay yazdım resmen. ama çok hoşuma gitti napıyım. otobüsten inerken pardon isminiz ne diye sorcak kadar cesur hissettim ama tabi ki de yemedi. yarın da gelsen. 11 buçuk otobüsü. pliz. bordo bilekliğini unutma.

6 cokguzel bir sayidir.:

Fleur de lys dedi ki...

yazının başlığına kopmuş agzımdaki çayı ekrana püskürtmüş bulunuyorum...
aynı şeyi yımırta filmi için ben düşünmüştüm çünkü :) ellerine sağlık...

tyler dördın dedi ki...

:) tenks matmazel. nası püskürttün ekrana mübalağa ediyorsunuz kuzum :D nası çalışır ki çalışmaz.

Komşu Kızı dedi ki...

otobüsler sevilesi şeyler :)

tyler dördın dedi ki...

hem de nası komşu kızı. ehehe ne güzel kafiyeli oldu :)

Komşu Kızı dedi ki...

kayife güzeldir
onlarda sevilmelilerdir :)
ahahha yine kafiye :)

Fleur de lys dedi ki...

ah mösyö sanıyorum ki bu konuda rekor a gidiyorum.zaten ekranın pek çalıştığı söylenemz :)